7 Yöntemle Hemen Çıkma Oranı İyileştirme!

Hemen çıkma oranı, bir web sayfasına giriş yaptıktan sonra başka bir sayfaya geçiş yapmak, o sayfalara yorum bırakmak veya alışveriş sepetine ürün eklemek gibi başka bir işlemde bulunmayan ziyaretçilerin yüzdedir. Kullanıcıların hareketlerini belirlemede hemen çıkma oranı mükemmel bir metrik. Ancak bu fırsatı değerlendirmek için nasıl kullanılacağı bilinmelidir. Bu içerikte değineceğim başlıca konular şunlar;

Google Analytics Hemen Çıkma Oranını Nasıl Hesaplar?

Sahip olduğunuz web sitelerin tüm sayfalarının Google Analytics izleme kimliği olmalıdır. Eğer birisi web sitenize giriş yaparsa bu kod harekete geçer ve bir oturumu tetikler.

Sayfanızı ziyaret eden kişi herhangi bir işlem yapmadan ayrılırsa oturum sona erer ve bu durum hemen çıkma olarak adlandırılır. Bu işlem sonrasında başka bir sayfaya tıklar veya öne sunulan iletişim formlarını doldurmak gibi bir eylem yaparsa kod tekrar aktifleşir ve Google Analytics’e bunun sıçrama olarak görülmediğini bildirir. Ancak verilerinizin tetiklenmemesi gerekir.

  • Reklam Engelleyiciler: Bunlar genellikle izleme kodlarının tetiklenmesini engeller. Reklam engelleyicileri kullananlar bu sorunla karşılaşılmaz.
  • Yavaş Yüklenen Sayfalar: Bu konuda sabırsız davranan kullanıcılar izleme kodu yüklenmeden tekrar dönüş yapabilir.
  • Oturum Zaman Aşımları: Kullanıcı daha fazla işlem gerçekleştirmek için web sitesiyle etkileşimde bulunmayı planlasa bile oturumların süresinin sona ermesinin birden çok yolu bulunmaktadır.
  • Hatalı İzleme Kurulumu: Bu kısmı daha sonra inceleyeceğiz.

Hemen Çıkma Oranı Önemli Mi?

Hemen çıkma oranı, web sitesi sahipleri için önemlidir. Kullanıcının etkileşimlerini değerlendirmek için fayda sağlar. Ancak genelde yanlış kullanılır.

Bu konuyu anlamak için aşağıdaki kampanyaları en iyiden en kötüye doğru sıralayın. İşlemin daha basit olması için her birine aynı parayı harcadığınızı ve olası satışların kalitesinin de eşit olduğunu düşünün.

Pazarlama departmanında görev alan kişilere yukarıdaki fotoğrafın daha detaylı versiyonunu vermek gerekir. Çünkü pazarlama departmanda görev alan kişiler çoğu kararı alırken hemen çıkma oranını göz önünde bulundurur. Ancak burada önemli olan hemen çıkma oranı değildir. Burada önem verilen şey yatırım getirisidir. Her kampanyanın getirdiği kullanıcı yüzdesini ilgili kayıt yüzdesiyle karşılaştırarak yatırım getirisini anlamak mümkündür. Buna ek olarak dönüşüm oranları da hesaplanabilir.

  • 1. Kampanya: %0,07
  • 2. Kampanya: %0,22
  • 3. Kampanya: %0,94
  • 4. Kampanya: %1,03
  • 5. Kampanya: %5.02
  • 6. Kampanya: %0,79

Sonuç olarak, en iyiden en kötüye: 5> 4> 3> 6> 2> 1

Burada verilere göre 6 ve 1. Kampanyalar en iyi çıkma oranlarına sahiptir. Ancak kullanıcıların doğrudan dönüşümleri kötüdür.

Hemen Çıkma Oranı, Çıkış Oranı ve Bekleme Süresindeki Farklar

Birçok kişi bu 3 ölçümü karıştırır. Hatta bazıları bunları birbirinin yerine kullanılır.

Hemen Çıkma Oranı ve Çıkış Oranı:

Bu oran kullanıcıların sayfada son eren oturumların yüzdesini gösterir.

Örnek 1:

Web sitenizi üç kişinin ziyaret ettiğini ve oturumlarının da aşağıdaki gibi olduğunu hayal edin.

Tüm oturumlar hemen çıkma oranı %33 olan A sayfasından başlamıştır. Bu durumda B ile C’nin hemen çıkma oranları %0’dır. Nedeni ise, bu sayfalarda hiç oturum başlamamıştır.

Ancak çıkış yüzdeleri farklıdır.

  • A Sayfası için Çıkış Oranı: %33
  • B Sayfası için Çıkış Oranı: %100
  • C Sayfası için Çıkış Oranı: %0

Bu verilerde üç ziyaretçi de C sayfasından çıkmamıştır. Bir tanesi A (içlerinde A bulunan üç oturumdan), ve 2 tanesi de B sayfasından sayfasından ayrılmıştır.

Örnek 2:

  • Pazartesi: Sayfa B > Sayfa A > Sayfa C > Çıkış
  • Salı: Sayfa B > Çıkış
  • Çarşamba:  Sayfa A > Sayfa C > Sayfa B > Çıkış
  • Perşembe:  Sayfa C > Çıkış
  • Cuma: Sayfa B > Sayfa C > Sayfa A > Çıkış

Çıkış Yüzdesi ve Hemen Çıkma Oranı hesaplamaları aşağıdaki gibidir:

Çıkış Oranı: 

  • Sayfa A: %33 (3 oturumda Sayfa A görüntülenmiş, 1 oturumda Sayfa A’dan çıkılmıştır)
  • Sayfa B: %50 (4 oturumda Sayfa B görüntülenmiş, 2 oturumda Sayfa B’den çıkılmıştır)
  • Sayfa C: %50 (4 oturumda Sayfa C görüntülenmiş, 2 oturumda Sayfa C’den çıkılmıştır)

Hemen Çıkma Oranı:

  • Sayfa A: %0 (bir oturum Sayfa A ile başlamıştır ancak bu tek sayfalı bir oturum değildir, dolayısıyla Hemen Çıkma Oranı yoktur)
  • Sayfa B: %33 (Hemen Çıkma Oranı, Çıkış Oranı’ndan düşüktür, çünkü Sayfa B ile başlayan 3 oturumun bir tanesi hemen çıkma ile sonuçlanmıştır)
  • Sayfa C: %100 (bir oturum Sayfa C ile başlamış ve hemen çıkma ile sonuçlanmıştır)

Bekleme Süresi

Bekleme süre, kullanıcının bir arama sonucunu tıklaması ile arama motoru sonuç sayfasına (SERP) dönmesi ile arada geçen süredir. Bekleme süresi hemen çıkma oranının aksine Google Analytics’te bulunmaz. Bekleme süresi diye bir ölçümün olmasının nedeni SEO Uzmanlarının bunun bir sıralama faktörü olarak düşünmesidir.

Hemen Çıkma Oranını Doğru Bir Şekilde Yorumlama ve Kullanma

Google Analytics’te temel kural, ne aradığınızı bilmek, ardından bu verileri ayrıştırmak, filtrelemek, segmentlere ayırmak ve incelemektir. Bu da ortak özelliklere sahip olan verilere bakmak anlamına gelir.

Örneğin, kampanyaların açılış sayfaları toplandığında, farklı kanalların hemen çıkma oranlarına bakmak mantıklı değildir.

Örnekte verilen gibi toplu verilerin yer aldığı raporların sonuçlarında hemen çıkma oranlarına bakılmaması tavsiye edilir.

Hemen çıkma oranları her sayfada farklılık gösterir. Bu nedenle raporlarınıza her zaman açılış sayfası boyutunu da dahil edin, ardından analiz etmek istediğiniz kanalı seçin.

Bu gibi durumlarda izlenilen yol şu şekilde olmalıdır; Açılış Sayfaları raporuna giderek “Davranış> Site İçeriği> Açılış Sayfaları” sıralaması takip edilmeli, “Tüm Kullanıcılar” segmentini kaldırılarak “Organik Trafik” segmenti uygulanmalıdır.

İşlemleri daha çok daraltmak için “Açılış Sayfası”nda ortak özellik aranmalı, istatiksel olarak önemsiz veriler hariç tutulmalıdır. Örneğin; URL’de “giyim” kelimesi geçiyorsa, bu kelimelerin yer aldığı sayfaları filtreleyebilir, bu sayfaları hariç tutabilirsiniz.

Sonuç aşağıda görüldüğü gibidir. Yani hemen çıkma oranı artık daha anlamlıdır.

İyi Bir Hemen Çıkma Oranı Nedir?

Genel görüşe göre, %40 ile %60 arası hemen çıkma oranı ortalama olarak kabul edilir. Bu nedenle de %40’ın altındaki herhangi bir hemen çıkma oranı çok iyidir. Ancak bu oranla ilgili bir veri ya da kesin açıklama yoktur. Evrensel olarak iyi bir hemen çıkma oranı diye bir şey yoktur.

Neden “Yüksek Hemen Çıkma Oranı”na Sahip Olabilirsiniz?

Yüksek (Kötü) hemen çıkma oranları aslında bazen yanlış çıkma oranlarıdır. Çünkü veriler bazen çarpık ve yanlış sonuçlar verebilir. Çok yüksek ya da çok düşük olarak uç noktalara çıkan hemen çıkma oranları fark edildiğinde hataları izlemek için Google Analytics incelenmelidir.

Hemen Çıkma Oranını Nasıl İyileştirebilirsiniz?

Aslında sorulması gereken soru kullanıcı etkileşimini nasıl geliştirmeliyiz? olmalıdır. Nedeni, hemen çıkma oranının pazarlama veya işletme hedeflerinizle ilgili olmasıdır. Sonuç olarak kullanıcılar ne kadar ilgiliyse hemen çıkma oranı o kadar düşük olacaktır. Kullanıcı etkileşimini, deneyimini ve potansiyel olarak hemen çıkma oranlarını iyileştirmenin yedi uygulanabilir yolu bulunur. Bunlar;

  • Kullanıcılara sorguladıkları şeyi verin,
  • Metin yazarlığınızı geliştirin,
  • Mobil uyumlu olun,
  • Reklamlarınızı, pop-up’larınızı ve geçiş reklamlarınızı denetleyin,
  • Dahili bağlantınızı geliştirin,
  • Site hızınızı artırın,
  • Kullanıcı deneyimiyle ilgili diğer her şeye odaklanın.

A. Kullanıcılara Sorguladıkları Şeyi Verin

Kullanıcılar sabırsız oldukları için sayfaya girdiklerinde saniyeler içinde hizmet alamazlarsa bu hizmeti veren sayfaya gitmek için anında çıkış yaparlar. Kullanıcılara istediklerini verin, sitenizde daha fazla durmasını sağlayın.

Bu konuda verilecek örneklerden en iyisi yemek tarifleridir. Tarif araması yapan bir kullanıcının karşısına bloggerın hayat hikayesi ile başlayan içerikler çok sık çıkar. Yemeğin tarihinden tutun yemekle ilgili tüm hikayeler çekici bir şekilde sunulur. Ardından çok mütevazi olmayan birkaç övünmenin sonrasında ise sıçrama!

Kendinizi bu tuzağa düşmekten korumak için ters piramit yöntemini kullanabilirsiniz.

B. Metin Yazarlığınızı Geliştirin

Kullanıcılar sayfada bulunan içerikleri okumakta zorlanır ve sıkılırlarsa hemen çıkma oranı artar. Yapmanız gerekenler işleri basit tutmak, içeriği daha iyi hale getirmek için süslü ya da karmaşık kelimelere yönelmeden yazın. Kullanıcılara istediğini verin.

C. Mobil Uyumlu Olun

Çoğu web sitesi ziyaretlerinin çoğunu mobil cihazlardan alır. Bu nedenle sitelerin mobil uyumlu olması önemlidir.

D. Reklamlarınızı, Pop-up’larınızı ve Geçiş Reklamlarınızı Denetleyin

Kullanıcı bir sayfaya giriş yaptığında aşağıdaki gibi bir şeyle karşılaşırsa hemen sayfadan çıkış yapar.

Kullanıcı sayfaya giriş yaptığında reklam, ekranın çoğunu kaplar. Reklamdan çıkılmak istenildiğinde kapatma işareti bulmak neredeyse imkansızdır. Eğer bu ve benzeri reklamlardan vazgeçmek istemiyorsanız reklam sayısını azaltabilirsiniz. Pop-up’ları ve geçiş reklamlarını kullanıcı sadece belirli işlemleri tamamladıktan sonra tetikleyebilirsiniz.

Örneğin, bültene kaydolmak için açılır pencereniz varsa, bunu kullanıcılara içeriğin yalnızca bir kısmını okuduktan sonra veya web sitesinden ayrılmak üzereyken gösterebilirsiniz. Muhtemelen geri dönüşler çok daha iyi olacaktır.

E. Dahili Bağlantılarınızı Geliştirin

Siz, sayfanıza gelen kullanıcılara faydalı başka bağlantılar sunmadığınız müddetçe sitenizde başka sayfaları ziyaret etmelerinde artış olmayacaktır. Dahili bağlantıların önemli arz ettiği kısım burasıdır.

Dahili bağlantılar bir web sitesindeki sayfadan diğer bir sayfaya tıklanabilir bağlantılardır. Bu sadece ziyaretçilerin daha fazla içerik okuması için değil, aynı zamanda SEO için de faydalıdır. Bu nedenle alakalı kelimeleri ve kelime öbeklerini kullanarak ilgili sayfaları birbirine bağlamayı dikkatli ve doğru bir şekilde yapmalısınız.

F. Site Hızınızı Artırın

Yavaş yüklenen sayfalar genellikle kullanıcıların siteden hemen çıkmasına sebep olur. Site hızını artırmak başlı başına önemli bir konudur. Sayfaların yavaş yüklenmesini önleyecek birkaç detay mevcuttur. Bunlar;

  • Kapasitesi yüksek bir DNS sağlayıcısı edinin,
  • Sunucunuzu değiştirin,
  • CDN’den faydalanarak dosyalarınızı farklı lokasyonlara dağıtın,
  • Http/2 protokolüne geçiş yapın,
  • Sunucu yanıt sürenizi optimize edin.
  • Gzip ve Bortli gibi sıkıştırma algoritmalarından faydalanarak site yükünüzü hafifletin,
  • Resimlerinizi sıkıştırın, resim yükleme hiyerarşisini ayarlayın,
  • JS gibi oluşturmayı önleyen script dosyalarının doğru zamanlarda yüklenmesini sağlamak için erteleme özelliğini kullanın

G. Kullanıcı Deneyimine Odaklanın

Kullanıcı deneyimine sahip olan kişilerin sistemi kullanırken hissettikleri duygularla birlikte davranışları da ifade eden UX, başlı başına bir pazarlama disiplinidir. Önceki maddelerin tümü kullanıcı deneyiminin bir parçası ya da yakından ilişkilidir.

Kullanıcı girişi olmadan web sitesi oluşturmak mucizedir. Kullanıcıların sizden neler istediğini, ilerleyen süreçlerde istedikleri şeylerin değişip değişmediğini test etmeli, sitenizde duruma göre değişikliklere gitmelisiniz.

Kullanıcıların geri bildirimlerini analiz etmek için web siteleri tıklamalarına bakmanın yanı sıra, bir analiz yöntemi daha vardır. İnternet sitenizde tıklanmayan bölgeleri keşfetmek, nerelerin daha çok okunduğunu, hangi düzenin daha iyi olduğunu anlamak için ısı haritalarını kullanabilirsiniz. Bunun için de Hotjar ve Smartlook gibi araçları kullanabilirsiniz.

Kaynak: https://ahrefs.com/blog/bounce-rate/

Pınar Sağır
Dijital Pazarlama Uzmanı

Diğer İçeriklerime Gözatınen yeniler
Dijital pazarlamaya dair ürettiğim diğer içeriklerime gözatabilirsiniz.

Mail Listeme Katılın

Dijital pazarlamaya dair hazırladığım içerikleri, farkettiğim yenilikleri ve takip ettiğim gelişmeleri mail listem ile paylaşmaya özen gösteriyorum. Sen de mail listeme dahil olarak bu içerikleri anında mail kutuna alabilirsin.

KVKK hakkında bilgilendirme metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Buradan mail bülteni aboneliğinizi yönetebilirsiniz.